Küreselleşen dünyada, sınır aşan insan hareketliliği ve milletlerarası nitelik taşıyan evliliklerin artması, aile hukukunda çok hukuklu uyuşmazlıkları da beraberinde getirmiştir. Türk vatandaşlarının veya çifte vatandaşların yurtdışında (Almanya, ABD, Hollanda vb.) gerçekleştirdikleri boşanma süreçleri, ilgili yabancı ülke mahkemesinin kararı ile o ülke sınırları içerisinde sonuçlanmış gibi görünse de; Türkiye Cumhuriyeti hukuku nezdinde bu kararların kendiliğinden bir geçerliliği bulunmamaktadır.
1. Tanıma ve Tenfiz Arasındaki İnce Hukuki Çizgi
Doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, "Tanıma" ve "Tenfiz" kurumları 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) kapsamında farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Tanıma (MÖHUK md. 58)
Yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm ve kesin delil etkisinin Türk hukukunda kabul edilmesidir. Evlilik birliğinin sona erdiği tespiti bir inşaî (yenilik doğuran) karar olduğundan, sadece tanıma davasına konu edilebilir.
Tenfiz (MÖHUK md. 50)
Yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de icra edilebilir hale getirilmesidir. Nafaka, velayet düzenlemesi veya tazminat gibi icrai işlem gerektiren kararların uygulanabilmesi için tenfiz kararı alınmalıdır.
Boşanma ile birlikte fer'i haklar (nafaka, velayet vb.) da söz konusuysa, açılması gereken dava "Tanıma ve Tenfiz Davası" olmalıdır.
2. Tanıma ve Tenfiz Şartları
MÖHUK'un 50. ve devamı maddeleri uyarınca, yabancı ilamların Türk hukuk alemine dahil edilebilmesi için çok sıkı şekil ve esas şartları öngörülmüştür.
A. İlamın Yabancı Bir Mahkemeden Verilmiş Olması ve Kesinleşmesi
Herhangi bir idari makamın (örneğin bazı ülkelerde belediyelerin veya noterlerin) verdiği boşanma belgeleri kural olarak mahkeme ilamı sayılmaz. En kritik husus, kararın maddi ve şekli anlamda kesinleşmiş olmasıdır. Örneğin, Almanya'da verilen bir kararın üzerinde "Rechtskräftig seit..." ibaresini taşıyan kesinleşme şerhinin bulunması ve Apostil ile tasdik edilmesi şarttır.
B. Kararın Türk Kamu Düzenine Açıkça Aykırı Olmaması
MÖHUK md. 54/c uyarınca, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine "açıkça" aykırı olmaması gerekir. Türk doktrininde kamu düzeni müdahalesi, son derece dar ve istisnai olarak yorumlanır. Yabancı mahkemenin uyguladığı hukukun Türk hukukundan farklı olması tek başına kamu düzenine aykırılık teşkil etmez.
C. Savunma Hakkına Riayet Edilmiş Olması
Tenfizi istenen kararı veren mahkeme, aleyhine tenfiz istenen tarafın savunma hakkına riayet etmiş olmalıdır. Yabancı ülkedeki davada tebligat usulsüz yapılmışsa, kişi davada usulüne uygun temsil edilmemişse, Türk mahkemeleri bu kararı tenfiz etmeyecektir.
3. İdari Yoldan Tanıma (2018 Değişikliği)
2018 yılında Nüfus Hizmetleri Kanunu'na eklenen 27/A maddesi ile "yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararlarının" nüfus müdürlükleri aracılığıyla idari yoldan tanınmasının önü açılmıştır. Ancak bu yol çok dar şartlara bağlıdır:
1Ortak Başvuru Zorunluluğu
Her iki tarafın (veya vekillerinin) bizzat konsolosluğa veya nüfus müdürlüğüne BİRLİKTE başvurması zorunludur. Eski eşiniz sizinle birlikte gelmezse, bu sistem çöker ve dava açmak yegâne yol haline gelir.
2Tenfiz Yapılamaz
İdari yoldan asla tenfiz yapılamaz. Velayet, nafaka, tazminat gibi haklar idari kararla Türkiye'de geçerli kılınamaz.
3Eksik Adres Durumu
Eski eşi vefat eden veya nerede olduğu bilinemeyen durumlarda idari yol tamamen kapalıdır.
Özellikle içinde malvarlığı, çocuk ve nafaka barındıran kompleks davalarda Nüfus Müdürlüğü yolu, zaman kaybından başka bir işe yaramamaktadır.
4. Mal Rejimi Tasfiyesi: Kanayan Yara
Birçok vatandaşımız, yabancı mahkemede boşanma kararı aldıktan sonra sürecin bittiğini düşünür. Oysa Türkiye'de bulunan taşınmazlar, banka hesapları ve şirket hisseleri üzerindeki hak iddiaları tamamen ayrı bir dava konusudur.
Türkiye'deki malvarlıklarının paylaşımı için Türk mahkemelerinde mal rejimi tasfiyesi davası açılması gerekir. Bu davaların zamanaşımı, yabancı ilamın kesinleşme tarihinden itibaren değil, kural olarak Türk mahkemelerindeki tanıma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.
5. Tebligat Çıkmazı ve Çözümler
Milletlerarası hukuk davalarında en büyük handikap Tebligat Hukuku'dur. Davalı eş yurtdışındaysa, Adalet Bakanlığı aracılığıyla ve Lahey Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde uluslararası tebligat yapılması zorunludur. Yanlış çevrilmiş bir evrak, eksik bir apostil veya karşı tarafın adresinin bulunamaması, bir tanıma-tenfiz davasını 2 ila 4 yıl arasında kilitleyebilir.
Yabancı dil hakimiyetimiz ve uluslararası süreçlere dair pratik tecrübemizle tebligat krizlerini aşmaktayız. "Yurtdışı Adres Araştırması" ve "İlanen Tebligat" kurumlarını en hızlı şekilde işleterek yıllar sürecek davaları aylar içerisinde sonuçlandırıyoruz.
Neden Uzman Bir Milletlerarası Özel Hukuk Avukatına İhtiyacınız Var?
Yurtdışındaki boşanma kararınız cebinizde olabilir; ancak Türkiye'de uzman bir avukatınız yoksa, hukuken hala o istenmeyen evliliğin mahkumu statüsündesiniz demektir. Bu durumun yol açacağı yıkıcı sonuçlar şunlardır:
- Türkiye'de yeni bir evlilik yapamazsınız.
- Vefatınız halinde eski eşiniz mirasçı olur.
- Çocuğunuzun velayeti konusunda kilitlenmeler yaşarsınız.
- Gayrimenkulleriniz üzerinde eski eşiniz hak iddia edebilir.
Hukuki Mücadelenizi Şansa Bırakmayın
Yurtdışında elde ettiğiniz hukuki zaferin (boşanmanın) Türkiye'de hüsrana dönüşmesine izin vermeyin. Hatalı açılan bir dava, eksik tercüme edilmiş bir hüküm veya gözden kaçan bir kamu düzeni engeli, hayatınızdan yıllar çalabilir.
"Sınırları aşan hukuki sorunlarınızı, milletlerarası hukukun ince işçiliğiyle çözüyoruz."
— Av. Mesut İLME