Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/599 E. - 2026/4411 K. — İşkence/Eziyet Suçları (TCK m.94-96) (Özel Hayatın Gizliliği (TCK m.134))
Karar Özeti
Özel hayatın gizliliği (TCK m.134-138) suçlarında dijital delillerin elde edilme şartları ve mahkemeye sunulması; usulsüz delillerin değerlendirme dışı kalmasının zorunluluğu açıklanmıştır.
Hukuki Değerlendirme
4. Ceza Dairesi kararı — E. 2024/599 / K. 2026/4411
Özel hayatın gizliliği (TCK m.134-138) suçlarında dijital delillerin elde edilme şartları ve mahkemeye sunulması; usulsüz delillerin değerlendirme dışı kalmasının zorunluluğu açıklanmıştır.
Hukuki Çerçeve
TCK m.94 işkence suçu 3-12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılır; faili kamu görevlisi olduğunda ağırlatıcı haller uygulanır. TCK m.95 neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence (organ kaybı, ölüm) cezası önemli ölçüde artar. TCK m.96 eziyet suçu işkenceye benzer ama eşik altı kalan davranışları kapsar. TCK m.134-138 özel hayatın gizliliğine ilişkin suçları düzenler. Bu suçlar 7456 sayılı Kanun Geçici m.10 istisna kapsamında kalır.
Yargıtay'ın Yaklaşımı
Yargıtay 1. ve 4. Ceza Daireleri yerleşik içtihatlarında, işkence iddiaların ATK (Adli Tıp Kurumu) raporu ile tıbbi-objektif delille desteklenmesi gerekir; salt mağdur beyanı yetersiz sayılır. Zamanaşımı normal kuralları işkence suçunda uygulanmaz; her olayda devamlılık kontrolü yapılır. Kamu görevlisi sıfatı ağırlatıcı neden olarak sıkı uygulanır. Özel hayatın gizliliği davalarında dijital delillerin elde edilme şartları titiz incelenir; usulsüz delil değerlendirme dışı kalır.
Pratik Etki
10 yıl işkence cezası alan kamu görevlisi için 2/3 oran uygulanarak koşullu salıverilme yaklaşık 6 yıl 8 ay sonra doğar; 7456 indirimi uygulanmadığı için denetimli serbestlik normal rejime tâbidir. Mahsup süresi ve TCK m.62 takdiri indirim (somut iyi hâl belgeleri ile) cezayı azaltabilir. Özel hayatın gizliliği davalarında delil elde etme yolunun anayasal güvencelere uygunluğu hayati önem taşır.
Av. Mesut İLME Notu
İşkence + özel hayatın gizliliği davaları, delil hukukunun titiz uygulanması gereken hassas kategoridir. ATK raporu, delil elde etme yolu ve mağdur beyanının destekleyici unsurlarla doğrulanması istinaf sürecinde kritik. İlme Hukuk Bürosu'nun Yol Haritası Raporu delil kuvvetinin objektif değerlendirmesi + uygulanabilir lehe argüman envanteriyle süreci destekler.
Hukuki Değerlendirme
Av. Mesut İLME
İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı · Yalova Barosu Sicil No: 287. Karar özetleri ve değerlendirmeler bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık alınız.
Karar Tam Metni
4. Ceza Dairesi 2024/599 E. , 2026/4411 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1837 E., 2023/2431 K. SUÇLAR : Hakaret, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu ve İçişleri Bakanlığı'nın hakaret suçu yönünden, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmediği, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın suç kastı bulunmadığına, isnadın haksız ve mesnetsiz olduğuna, sanığa işkence edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık savunmaları, katılan, mağdur ve tanık anlatımları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı uyarınca Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR A.Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm ve Katılan Vekilinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Mala zarar verme suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı, hakaret suçunun mağdurunun ancak gerçek kişi olabileceği, temyiz başvurusunda bulunan İçişleri Bakanlığı'nın somut olayda hakaret suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılan sıfatını alamayacağı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Simav Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.