Anayasa Hukuku
Temel hak ve özgürlüklerin korunması, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AİHM süreçlerinde hukuki danışmanlık.
Diğer Hukuk Alanları
Temel Haklarınızı Birlikte Savunalım
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AİHM süreçlerinde uzman hukuki destek.
Güncel Emsal Kararlar
Anayasa Hukuku İçtihatları
Anayasa Mahkemesi: Disiplin Soruşturmasında Özel Hayatın Gizliliği ve Ölçülülük İlkesi
Başvurucu, bir sosyal paylaşım sitesinde kendisine ait olduğu iddia edilen cinsel içerikli görüntülerin yayınlanması üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası alması nedeniyle Anayasa'nın çeşitli maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucu tarafından internet ortamına açık hale getirildiği gerekçesiyle disiplin cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, kamu görevlilerinin disiplin soruşturmasına konu olan eylemlerinin, mesleki faaliyet sınırlarını aşarak özel hayatın gizliliği alanına girip girmediği ve verilen disiplin cezasının demokratik bir toplumda ölçülülük ilkesi ile özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında korunup korunmadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucunun mahremiyet alanında gerçekleştiğini, bu eylemlerin rızasıyla alenileştirildiğine dair bir bulgu bulunmadığını ve iddiaların mesleki hayatın sınırlarını aşan özel yaşam eylemleri olduğunu tespit etmiştir. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla bütünleşen bazı özel hayat unsurlarının sınırlandırılabileceğini kabul etmekle birlikte, idarenin uyguladığı disiplin cezasının, genel yarar ile bireyin temel hak kaybı arasında adil bir denge kurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı İnceleAnayasa Mahkemesi: Baro Levhasına Yazılma Talebinin Reddi Özel Hayata Saygı Hakkı İhlali
Başvurucu, 670 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılmasının ardından baro levhasına yeniden yazılma talebiyle Ankara Barosuna başvurmuştur. Baro Yönetim Kurulu, talebi reddetmiş; Türkiye Barolar Birliği (TBB) ise itirazı kabul ederek kararı kaldırmıştır. Ancak ilgili Bakanlık, TBB kararını geri göndererek süreci devam ettirmiştir. Başvurucu, bu durumun özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, kamu görevinden çıkarılan bir avukatın baro levhasına yazılma talebinin reddedilmesi işleminin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahale teşkil edip etmediği ve bu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlayıp sağlamadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, özel hayata yönelik müdahalelerin Anayasa güvencelerine uygun sayılabilmesi için müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması gerektiğini belirtmiştir. Serbest avukatlık faaliyetinin bir istihdam ilişkisine dayanmadığı ve kamu hizmetinde istihdam yasağının bu meslek grubuna genişletici ve öngörülemez bir yorumla uygulanamayacağı tespit edilmiştir. Derece mahkemelerinin, mevcut düzenlemeleri öngörülemez şekilde yorumlayarak başvurucunun baro levhasına yazılmasını engellemesinin, müdahalenin kanunilik koşulunu bozduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, ihlalin giderilmesi için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 16. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı İnceleBanka Hesap Hareketi Gerekçesiyle İşten Çıkarma Hukuka Uygun mu?
Kooperatifte 2010 yılından beri işçi statüsünde çalışan başvurucunun iş sözleşmesi, bir bankadaki hesabında para hareketleri bulunduğu ve bu nedenle devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapılarla irtibatlı olduğundan şüphe duyulduğu gerekçesiyle 2016 yılında feshedilmiştir. Başvurucu hakkında herhangi bir adli işlem yapılmamış, tazminat ödenmeksizin işine son verilmiştir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, mesleki hayata yönelen bu müdahalenin başvurucunun özel hayatı üzerinde ciddi ağırlıkta sonuç doğurduğunu kabul etmiş ve esas incelemesi sonunda Anayasa m.20'de güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar vermiştir. Karar bu yönüyle işçi bakımından LEHE bir içtihattır; ihlalin giderilmesi için dosya yeniden yargılama yapılmak üzere iş mahkemesine gönderilmiş, ayrıca tazminat talebi ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kararın çekirdeği ispat ve gerekçe standardıdır: bir banka hesabında işlem bulunması tek başına yeterli sayılmamış, rutin bankacılık işlemleri ile örgütsel talimata dayalı işlemlerin ayrıştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Şüphenin ciddi, güçlü ve objektif olduğu ikna edici biçimde ortaya konulmadan alınan tedbirin, olağanüstü hâl koşullarında dahi ölçülü sayılamayacağı belirtilmiştir.
Kararı İncele